Hipertansiyon

Hipertansiyon

Tansiyon yüksekliği (Hipertansiyon) nedir?

Tansiyon yada kan basıncı, kalbin kanı pompalarken damarda oluşturduğu basınçtır. Normal şartlar altında bu basınç, hem bireyin kalbinin pompaladığı kan miktarına hem de atardamarlar tarafından kan akışına karşı gösterilen direnç miktarına göre belirlenir. Kan basıncının yada tansiyonun normal değerlerin üzerinde olması durumu yüksek tansiyon yada hipertansiyon olarak adlandırılır.

Kalp pompalarken ölçülen tansiyon değerine sistolik tansiyon (büyük tansiyon), kalp gevşerken ölçülen tansiyon değerine ise diyastolik tansiyon (küçük tansiyon) adı verilir. Genel olarak büyük tansiyonun 140 mmHg ve üzeri, küçük tansiyonun 90 mmHg ve üzeri olması hipertansiyon olarak kabul edilir.  İdeal olması gereken değerler ise büyük tansiyonda 130 mmHg’nin altı, küçük tansiyonda ise 80 mmHg’nin altıdır.  Bunun yanında normal yaşamında tansiyonu düşük seyreden bir birey için normal diye ifade ettiğimiz bu değerler bile ilgili biyer için yüksek tansiyon olarak kabul edilebilir.

Hipertansiyon tanısı nasıl konur?

Uygun şartlarda yapılan düzenli ölçümlerle tansiyon tanısı konulabilir.  Tansiyon ölçümü yapılmadan önce hastanın en az 10 dakika dinlenmiş olması, aşırı aç olmaması yada ağır bir doygunluk sonrası olmaması gerekir.  Hastane ortamında poliklinik şartlarında bazı hastaları tansiyonunun normalde olduğundan çok daha yüksek ölçülebileceğini unutmamak gerekir. Bu durumda hastanın günlük yaşamındaki tansiyon değerlerini daha iyi gösteren 24 saatlik tansiyon Holter tetkibi yapılabilir. Tansiyon Holter tetkiki ile tansiyon takibi daha güvenilir veriler sunmaktadır.

Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon)’nin nedenleri nelerdir?

Tansiyon yüksekliği olan hastaların %95’in üzerinde büyük bir bölümünde zeminde bu duruma yolaçan her hangi bir hastalık yoktur. Bu durum Esansiyel (Primer) Hipertansiyon olarak adlandırılır. Geriye kalan %5’in altındaki bir hasta grubunda  tansiyon yüksekliğine neden olan bir hastalık yada yatkınlık söz konusudur. Zeminde var olan bir hastalığa bağlı gelişen tansiyon yüksekliği durumuna ikincil (Sekonder) Hipertansiyon denir.   Bu hastalık yada yatkınlık durumlarını şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Ailesel yatkınlık (ailede hipertansiyon hastası varlığı)
  • Böbrek hastalıkları
  • Genel olarak böbrek fonksiyonlarının bozulması yada işlevini tam olarak yerine getirememesi
  • Böbrekleri besleyen atar damarlarda daralma
  • Endokrin (Hormonal) Hastalıklar
  • Tiroid bezi ile ilgili hastalıklar
  • Böbrek üstü bezi ile ilgikli hastalıklar
  • Vücudun başka bölgelerinde tansiyonu yükseltecek hormon salgılayan bazı tümörler
  • Doğumsal büyük damarlarda darlığa yolaçan hastalıklar
  • Aort koarktasyonu
  • Aort damarının diğer alanlarındaki darlıklar
  • Uyku apnesi
  • Obezite

Bunların yanında hipertansiyon tanısı konmuş bir hastada tansiyon yüksekliğini tetikleyen yada tansiyon yüksekliğini olumsuz etkileyen faktörleri ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Aşırı tuz tüketimi
  • Sigara kullanımı
  • Kilo alımı
  • Stres
  • Yorgunluk
  • Uykusuzluk
  • Hareketsiz yaşam
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Aç kalma yada ağır yeme

Tansiyon yüksekliğinin tedavisi nasıl yapılır?

Tansiyon yüksekliğinin tedavisi yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisini içerir.

Yaşam tarzı değişikliklerinin  ilaç başlansın yada başlanmasın tüm tansiyon hastalarına uygulanması gerekir. Bazı hastalarda ilaç başlanmadan yalnızca yaşam tarzı değişiklikleri ile istenilen yada hedeflenen tansiyon değerlerine ulaşılabilir. Bazı hastalarda ise yaşam tarzı değişikliklerinin yanında hastaya ilaç tedaviside başlanması gerekebilir.

Yaşam tarzı değişiklikleri nelerdir?

Hipertansiyonu önleme yada tedavi etmede önemli yaşam tarzı değişikleri şunlardır;

  • Sağlıklı beslenmek ve tuz tüketimini azaltmak
  • Düzenli egzersiz yapmak
  • Sağlıklı beslenme ve egzersizle fazla kilolardan kurtulmak
  • Sigarayı bırakmak
  • Alkol tüketimini bırakmak yada sınırlı tüketmek
  • Yaşamımızdaki stresi azaltmak yada iyi yönetmek
  • Uyku ve dinlenmeye yeterli vakit ayırmak

Hipertansiyonda ilaç tedavisi kişiye özgü olmalı. Burada kişinin yaşı, cinsiyeti, eşlik eden diğer hastalıkları, eşlik eden ilave şikayetleri ve  tansiyon yüksekliğinin düzeyi ilaç seçiminde mutlaka dikkate alınması gereken faktörlerdir.

Tansiyon yüksekliği olan hastalarda ne zaman altta yatan bir hastalık yada neden araştırmalıyız?

  • Genç yaşta başlayan (30 yaş altı) tansiyon yüksekliği
  • Ani başlayan ve hızlı ilerleyen tansiyon yüksekliği
  • Tedaviye dirençli hipertansiyon: Yaşam tarzı değişikliklerinin yanında en az 3 farklı tansiyon düşürücü ilaca rağmen kontrol altına alınamayan tansiyon yüksekliği
  • Gece yada sabah erken ortaya çıkan tansiyon yüksekliği

Yaşam tarzı değşiklikleri ve ilaçla kontrol altına alınamayan tansiyon yüksekliğinde daha ileri tedavi seçenekleri varmıdır?

Bu durumda dirençli hipertansiyon söz konusudur.

  • Önce ilaç uyumu ve sekonder nedenler tekrar gözden geçirilmelidir
  • İlaç kombinasyon ve dozları optimize edilmelidir

Bunlara rağmen  yüksek tansiyon kontrol altına alınamaz ise Renal Denervasyon yada Baroreseptör Stimülasyonu gibi ileri tedavi seçenekleri gündeme alınabilir.

  • Renal denervasyon (RDN): Böbrek atardamarlarındaki sempatik sinir liflerini ablasyon yöntemiyle etkisizleştiren girişimsel bir işlemdir
  • Baroreseptör stimülasyonu: Boyundaki karotis sinüs baroreseptörlerine yerleştirilen cihazla sürekli uyarım yapılır

Tedavi edilmeyen yada kontrol altına alınmayan tansiyon yüksekliği ne gibi olumsuz sonuçlara (komplikasyon) neden olur?

Hipertansiyonu en sık etkilediği organlar kalp, beyin, böbrekler, göz ve büyük damarlardır.  Açıkçası damarın bulunduğu  tüm bölge ve organları olumsuz etkiler. Tansiyon yüksekliğinin kontrol altına alınması, yada istenilen düzeylere düşürülmesi bu olumsuz etkileri yada komplikasyonları önler.

Hipertansiuyonun neden olduğu en sık komplikasyonlar şunlardır;

  • Kalp duvarlarında kalınlaşma, kalp yetmezliği, kalp kapak hastalıkları, kalp damar hastalıkları, kalp krizi
  • Beyin kanaması, beyin damarlarında daralma yada tıkanma , felç, demans
  • Böbrek fonksiyonlarında bozulma, böbrek yetmezliği,
  • Görme bozuklukları
  • Büyük atardamarlarda genişleme (anevrizma) yada yırtılma (diseksiyon, rüptür)
  • Boyun, bacak ve kol damarlarında daralma yada tıkanma
Bize Ulaşın

Prof. Dr. Hasan Turhan

    Hasta Yorumları
    Kadir Seren

    Tarafıma Eps ablasyon tedavisi uygulayan Prof.Dr. Hasan Turhan ve tüm değerli sağlık personeline teşekkür eder saygılarımı sunarım 🙏🏻

    Can Tunay

    Hasan Hoca alanında en önde gelen hekimlerden. Annemi bir rahatsızlığı sebebiyle uzun süredir takip ediyordu. Rahatsızlıktan tamamen kurtulması için operasyon gerekti. Operasyon ardından ağrılar yaşayan annemin geceyarısından sabah 04:00’e kadar başında durdu, bir dakika ayrılmadı. Hocama da söyledim, herhalde akrabamız olsa daha fazla ilgilenemezdi. Kendisine sabrı, titizliği, çok basit ve net biçimde bilgi aktarması, sorularımıza çok sade ve anlaşılır şekilde direkt cevaplar vermesi nedeniyle çok minnettar olduk. Hasan Hocama; başta Hamide Hanım ve Fatma Hanım olmak üzere servisteki tüm doktorlara, hemşirelere ve sağlık personeline sonsuz teşekkürler.

    Özge Uzun

    Hasan beye eşimin ritim bozukluğu sebebiyle gittik.Baska hastanelerde ablasyon demelerine rağmen biz korktuk ve yaptırmadık.Haftalarca İstanbul'un bir sürü acilinde saatler gecirdik.Hasan hocayla iyiki tanışmışız Kendisi konusunda uzman kendinden emin bir doktor biz yine operasyona hemen ikna olmayıp ilaç deneyelim dedik fakat mecbur kaldık ve ablasyon operasyonu geçirdik.Keske daha önce yaptirsaydik dedik sayesinde.İşlem çok başarılı geçti ve normal hayatımıza kavuştuk.Kalp ilgili bir sorununuz varsa kesinlikle konunun uzmanı Hasan hoca..Herşey için çok teşekkür ederiz.Ayaginiza taş değmesin hocam.

    Numan Bakırcı

    Hasan hocamız, tıbbi bilgisi, mesleki disiplini ve yüksek insani değerleri ile eşine az rastlanır bir hekim. Kalbimdeki ritim bozukluğu için kendisine gittiğimde, uyguladığı tedavideki bilgi birikimi, yetenek ve ustalığını anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor. Sayesinde eski sağlığıma kavuştuğum değerli meslektaşıma minnettarım. Elleriniz dert görmesin. Dr. Numan Bakırcı

    Diğer Tedaviler
    Balon Ve Stent

    Balon Ve Stent Kalbi besleyen damarlarda (koroner damarlarda) ki ciddi darlık yada tıkanıklıkların açılması iki şekilde mümkündür.Girişimsel Te..

    Devamı >
    Hipertansiyon

    Tansiyon yüksekliği (Hipertansiyon) nedir? Tansiyon yada kan basıncı, kalbin kanı pompalarken damarda oluşturduğu basınçtır. Normal şartlar altında b..

    Devamı >
    ATRİYAL SEPTAL DEFEKT (ASD)

    ATRİYAL SEPTAL DEFEKT (ASD) Nedir? Normal olarak kalbimizde sağda ve solda olmak üzere iki kulakçık (atriyum) ve iki karıncık (ventrikül) yer almakta..

    Devamı >
    Patent Foramen Ovale (PFO)

    Patent foramen ovale (PFO) nedir? Patent foramen ovale (PFO), kalbin sağ ve sol kulakçığı arasındaki “atriyal septum” olarak adlandırılan duvarın fos..

    Devamı >
    Kalp Ritim Bozukluğu (Aritmi)

    Kalp ritim bozukluğu (aritmi) nedir? Kalp ritim bozukluğu yada diğer adıyla aritmi dediğimiz durum kalbin normal olması gereken düzenli ritmi dışında..

    Devamı >
    Koroner Arter Hastalığı

    Koroner arter nedir ? Vücudumuzda ki bütün organlar ve hücreler atardamar yolu ile dokuya ulaşan kan ile beslenir. Organların ihtiyacı olan oksijen v..

    Devamı >
    Kalp Pili

    Kalp pili nedir? Kalp hücrelerine elektriksel uyarı ileterek yetersiz olan kalp hızını istenilen düzeye yükseltmek için genellikle göğsün sol tarafın..

    Devamı >